Laik – Muhafazakar Çatışması Kaşınıyor…
Cüneyt İnay

Cüneyt İnay

  • Google Plus

Laik – Muhafazakar Çatışması Kaşınıyor…

Son günlerde birileri Atatürk gibi bir Türk Büyüğü'ne galiz küfürler ederken birileri de evinde oturan esnafı, köylüyü “Çomar” diyerek aşağılıyor. 

Türkiye’de son jenerasyon ve ideolojiler ağırlıklı olarak bu şekilde ayrılıyor; Laik ve Muhafazakar. Ülkücüler, Kürt vatandaşlar bile kendi aralarında bu şekilde ayrılıyor. Chp içinde bile daha fazla laik ve daha az laik olarak ayrışmalar var. Ak Parti içerisinde ise bu ayrışma çok muhafazakar veya daha az muhafazakar şeklinde...

Türkiye’de yükselen bu yeni ayrışma ise insanları fiziki çatışmaya ve düşmanlığa götürsün diye PR çalışmalarıyla destekleniyor. 

Bu PR çalışmasını yapanlar elbette İllumunati, Rothschild Ailesi, Darth Vader ve Mahdumları falan değil… Daha önce Devletsizlik yazımda belirttiğim gibi Batı bunu neden yapıyor, çünkü yapabiliyor. 

Bu özel bir çalışma değil, Türkiye’de yükselen çatışma neyse Batı onun üzerine yatırım yapar; Sağ –Sol, Türk - Kürt, Alevi – Sünni… Bunu yaparken de her zaman hedefi aynıdır; vasat Türkiye… Akmayan, kokmayan, ne zengin ne de fakir… Kendi pazarlarını koruyacak kadar zenginleştirir ve Türkiye’nin milli ekonomisini sıçratmayacak kadar vasat çıtayı korurlar. Bu hiç değişmez. 

Çünkü biz bunu her seferinde yeriz. Yine yiyoruz, yine çok net ayrıştık. İdeolojilerinin sağlam olduğunu düşünen insanlar bu görüşü “suya sabuna dokunmayan” olarak nitelese de tam olarak suya sabuna dokunan budur. Bu tip insanlar; ideolojilerinin beyinlerini sınırladığı, karakterlerini çizdiği bir ortamda daha fazla ilgi ve para için yaptıkları çıkışları politik duruş zannediyorlar. Gerçek hayatta bile sosyal medyadan daha da sanallaştıklarının farkında değiller. Kendini kanaat önderi zanneden bu grup maalesef çok popüler ve karakterini kendi oluşturacak kadar çaba göstermemiş olan kolaycı gençleri ideoloji kalıbına sokarak tek tipleştiriyorlar.  

Biz burada ideolojik çatışmalarla birbirimizi maddi, manevi ve fiziki olarak yıpratırken Batı bu çözümlemeleri yapıyor ve stratejisini belirliyor. Çünkü Batı, bir ülkeyi kontrol ederken ya da etmeye çalışırken ayrıştırma ve çatıştırma üzerinden hep istediği sonuçları alır. Çok klasik bir örnek olacak ama Ruanda iç savaşı bunun için çok sağlam bir örnektir. Batı, Ruanda’da siyasi kontrolü kaybedince Ruanda’da yükselen Hutular ve Tutsi’leri arasındaki çatışmayı harladı ve neticesinde 1milyona yakın Ruandalı birbirini öldürdü. Hutular ve Tutsiler sosyal olarak ayrılıyor, kaba olarak tanımlarsak esnaf ve çiftçileri birbiriyle çatıştırıp bu insanlık dışı faciaya neden oldular.  

Görüldüğü gibi Batı, ayrışan herhangi bir şey bulduğu zaman bunu kendi çıkarı için her şekilde kullanır. Batı bunu itiraf etse bile zerre de sorumluluk almaz. “Yaptım çünkü çıkarlarım bunu gerektiriyordu” der. Batı için siyasi ve ekonomik çıkarların üzerinde daha kutsal bir şey yoktur. 

Bu yüzden şu an günümüzde Türk Büyükleri’ne küfreden kim olursa olsun buna fırsat verilmemeli. Kendi seçimini başkasının seçiminin üstünde görüp aşağılayanlara fırsat verilmemeli… Günümüzde yükselen ayrışmayı bu şekilde kaşıyorlar. Bu sık sık hatırlatılmalı ve suya sabuna dokunduğunu düşünen kanaat öndercikleri hazır lavabo başındayken ellerini yüzlerini yıkayıp kendilerine gelmeli…       

Bu yazı 5124 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar