Yallah Topuk Yaylasına...
İrem Ezgi Işık

İrem Ezgi Işık

Yallah Topuk Yaylasına...

Yazıya bir giriş cümlesiyle başlamam lazım ama giremiyorum yazıya. Bak yemin ederim Lyon maçından beri kendime gelemedim. Gitti kafa. Toparlanamıyorum..

Dün akşam Fenerbahçe ile maçımız vardı.
Berabere kaldık.
Maçı hiç izlememiş birisi için şu iki cümle çok normal gelir. “E tamam ne var bunda devreleri yakacak kadar?” diye sorar. Sorar da o iş öyle değil ki güzel kardeşim.

Her şey güzel, maçtan önce semt güzel, herkes şampiyonluk şarkıları söylüyor, iki gözümün nuru Beşiktaş sahaya çıkıyor, maç başlıyor. 14. dakika kalbimiz hızla atmaya başladı Abubakar’ın kaleye şutuyla, tamam dedik, gol geliyoree..
Geri paslar, ara paslar, koşu yoluna atılan akıl dolu paslar, ALLAHIM ÇOK TEŞEKKÜRLER yine şiir gibi top oynuyoruz ehe öhe derken golü de bulduk. 
Tolgay – Quaresma – Abubakar Trio’su. Hele o Tolgay’ın pasına 10 sayfa betimleme yazılır. 
Tamam dedik, şampiyonluk geliyoree.. 

Ya sonrası kabus diyeceğim ama öyle bir şey de yok. 
8 milyon YUROLUK Fenerbahçe’nin gizli silahı Ozan Tufan girince oyuna tüm Beşiktaşlılar bir panik bir korku yaşadı tabi, itiraf edelim :}}
Ha geldi ha gelecek ikinci gol, mermiler atılacak gökyüzüne modunda izliyoruz. Ne oldu nasıl oldu neden oldu ilk başta kavrayamadık.

Herkes bi “ulan Fabri” moduna girdi. Sonra golün sahibi Marcelo’ya giydirdi. Ben Cenk’e kızdım. Allah duysa çarpar, Şenol Güneş’e dil uzatan oldu falan. Kahırlar küfürler arasında pozisyonun tekrarını izledik ki ana…

Hani çok seversin birisini, hatalarını görmezden gelirsin ya, bu da öyle mi ben anlamıyorum ki? Ben eskiden, eski sevgilime nasıl gözü kapalı aşıksam Fırat Aydınus da öyle aşık öyle gözü kapalı olmalı Emenike denen arkadaşa, çünkü bu ikinci GÖREMEYİŞİ!
Sonrası daha garip. 
Maç bitti. Fenerbahçeliler sevinmeye başladı. 
“Bir dahaki sefer 8 kişi yeneriz” falan yazıyorlar. 
Lan sen 5 dakika 9 kişi oynadın, 11 kişi sabaha kadar oynasan yine gol atamazdın, ZATEN size yazılan golü de biz attık ammmmcca sen yaşıyorsun? Biz çekiyoruz tineri, sendeki neyin kafası?
Rakip 9 kişi kalmışken uzatmanın son anlarında Kjaer ceza sahasını “sol” ayağı ile dolduruyor, ortada pozisyon yok, Emenike ve rezil kişiliği var, aralarında anlaşmazlık yaşayan Fabri ve Marcelo var, biz de kendi kalemize gol atıyoruz.

Sen neye seviniyorsun? 
Kendi sahanızda koyan koyana. Her maç 5000 kişi geliyor/gelmiyor maçınıza, 2000 kişi hınca hınç geldiğiniz Vodafone Arena’yı eleştiriyorsunuz?
Size haram güzel stat güzel futbol güzel takım izlemek.. 
YALLAH TOPUK YAYLASINA YALLAAH!

Neyse sakinim.
Birisi yazmış twitter’a “Fenerbahçe’nin ÜÇÜNCÜLÜĞE bu kadar sevinmesine şaşıran gençlere söylüyorum, BUNLAR BİR KERESİNDE İKİNCİLİĞİ SAHAYA İNİP KUTLAMIŞLARDI”  diye. 
Adam haklı beyler. 
Bunlar haftaya BURSA’DAN GOL HABERİ BEKLEYECEK daha.. 

Toparlıyoruz.
Beşiktaş futbol ve futbol estetiği adına varını yoğunu ortaya koyuyor. Daha 4 hafta var. Sıkıntı yok, Güneş doğuyor, tecrübe ile sabit :}

Quaresma.. ALLAHIN ADINI VERİYORUM BİR GOL AT! At ki sen de rahatla bitsin şu karın ağrın, biz de rahatlayalım, yeter artık fıtık olduk hepimiz, bir sal bizi lütfen bak. Şiştin, bizi de şişirdin, başka türlü düzelmeyeceksin, sonra Katar’a çin’e gidicen, ben üzüleceğim burada.
Gökhan Gönül’ün her hareketini çok beğendim. Tam bir “kaybettiğin sevgiline dön bir bak istedim” temalı, hırslı, içten ve başarılı bir oyun oynadı.

Ve son olarak Fikret Orman.. Başkanım, duy sesimi. Babam seninle kankayım sanıyor, sürekli bana mesaj atıp, arayıp “Fiko’ya söyle Lens’i alsın” deyip duruyor. Ben söyledim valla, top sende! :}

Bu yazı 838 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar